Maide Suresi 41. Ayet
سُورَةُ المَائـِدَةِ · Medeni · Ayet 41/120
۞ يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحْزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْكُفْرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِأَفْوَٰهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِن قُلُوبُهُمْ ۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ ۛ سَمَّٰعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّٰعُونَ لِقَوْمٍ ءَاخَرِينَ لَمْ يَأْتُوكَ ۖ يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ مِنۢ بَعْدِ مَوَاضِعِهِۦ ۖ يَقُولُونَ إِنْ أُوتِيتُمْ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمْ تُؤْتَوْهُ فَٱحْذَرُوا۟ ۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتْنَتَهُۥ فَلَن تَمْلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمْ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْ ۚ لَهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌۭ ۖ وَلَهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ
Meal
Kalbleri inanmamışken, ağızlarıyla, "İnandık" diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de, "Böyle bir fetva size verilirse alın, verilmezse kaçının" derler. Allah'ın fitneye düşmesini dilediği kimse için Allah'a karşı senin elinden bir şey gelmez. İşte onlar Allah'ın, kalblerini arıtmak istemediği kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradır. Onlara ahirette de büyük azab vardır.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı.
Bu ayeti ele alan konular
Bu ayet Maani'deki 15 konulu çalışma rehberinde ele alınıyor (rehberler İngilizcedir).
- Caution (Hadhar) (temel ayet)
- Atheism (Ilhad)
- Blind Following (Taqlid)
- Grief (Huzn)
- Contentment (Rida)
- The Torah (Tawrah)
- The Heart (Qalb)
- Revealed Scriptures (Al-Kutub al-Munazzalah)
- Concealment (Kitman)
- Hastening (Musara'ah)
- Sovereignty (Mulk)
- Prophethood (Nubuwwah)
- Jews (Yahud)
- Purity (Taharah)
- Vying in Good (Musabaqah)
Bu ayet üzerinde tefekkür edin
Bu ayet üzerinde Maani'de beş mercekle tefekkür edin: kelime seçimi, bağlamı, sizin için anlamı, diğer ayetlerle bağlantısı ve dersleri; klasik tefsirlere dayanarak.