Beled Suresi
سُورَةُ البَلَدِ · 90. sure · Mekki · 20 ayet
Beled Suresindeki konular
Bu surenin ayetlerini ele alan çalışma rehberleri (İngilizce), en ilgili olanlar önce.
- Mercy (Rahmah) (8 ayet)
- Weakness (Da'f) (8 ayet)
- Food (Ta'am) (8 ayet)
- Spending (Infaq) (6 ayet)
- Expiations (Kaffarat) (6 ayet)
- Orphans (Yateem) (6 ayet)
- Cosmic Signs (Ayat Kawniyyah) (5 ayet)
- Adoption (Tabanni) (5 ayet)
- The Tongue (Lisan) (5 ayet)
- Man (Insan) (4 ayet)
- Rights (Huquq) (4 ayet)
- Bequest (Wasiyyah) (4 ayet)
- Zakat (2 ayet)
- The Eye (Ayn) (2 ayet)
- Hellfire (Nar) (2 ayet)
Beled Suresi'ni meali ile okuyun
-
90:1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
-
90:2
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
-
90:3
وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
-
90:4
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
-
90:5
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
-
90:6
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا
"Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor.
-
90:7
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
-
90:8
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
-
90:9
وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
-
90:10
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?
-
90:11
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.
-
90:12
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?
-
90:13
فَكُّ رَقَبَةٍ
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
-
90:14
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
-
90:15
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
-
90:16
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
-
90:17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.
-
90:18
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.
-
90:19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
-
90:20
عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı.